Site Rengi

DOLAR
EURO
ALTIN
BIST
Adana Adıyaman Afyon Ağrı Aksaray Amasya Ankara Antalya Ardahan Artvin Aydın Balıkesir Bartın Batman Bayburt Bilecik Bingöl Bitlis Bolu Burdur Bursa Çanakkale Çankırı Çorum Denizli Diyarbakır Düzce Edirne Elazığ Erzincan Erzurum Eskişehir Gaziantep Giresun Gümüşhane Hakkari Hatay Iğdır Isparta İstanbul İzmir K.Maraş Karabük Karaman Kars Kastamonu Kayseri Kırıkkale Kırklareli Kırşehir Kilis Kocaeli Konya Kütahya Malatya Manisa Mardin Mersin Muğla Muş Nevşehir Niğde Ordu Osmaniye Rize Sakarya Samsun Siirt Sinop Sivas Şanlıurfa Şırnak Tekirdağ Tokat Trabzon Tunceli Uşak Van Yalova Yozgat Zonguldak
İstanbul 12°C
Parçalı Bulutlu

Bizler Kimiz?

Ali Kemal VATANSEVER
1965 Bursa Doğumlu. Tarih Öğretmeni. Emekli. 2011 Yılından itibaren Düz Dünya'yı kabullendi.
10.01.2020
152
A+
A-

Düz dünya teorisinin en büyük düşmanları içimizde. Sanıyorsunuz ki bizi sadece izleyecekler, hiçbir şey yapmayacaklar.  Onlar organize olmuş profesyonel bir topluluk. Hangi şeytana tapıyorlar sa o kadar güçlü ve o kadar da hırslılar. Biliyoruz ki bâtıl’lar ve yalanlar karşısın da muhakkak doğrular galip gelecektir. Bizler kendi iç dünyamızı planlamamız gerekiyor, organize olmalı ve en az onlar kadar profesyonel hareket etmeliyiz.

Biz’ler haklıyız, bundan kuşkumuz yok. Bizler onların sahasında, onların silahlarını. Onların teknolojilerini ve onların  fikirlerini kullanarak kendimizi ispat etmeye çalışıyoruz. Farkındasınız yada değilsiniz bilmiyorum ama gerçek şu ki herşey onların istediği şekilde gidiyor. O yüzden YouTube kanallarımız kapanmıyor, web siteleri ve televizyon kanalları bizleri konuşturuyor. Facebook, Instagram sayfalarımız da sıkıntılar yok. Peki bunu hiç düşündüğünüz mü? Neden bizi engellemiyorlar? Yolumuza neden engeller çıkartmıyorlar. Neden suikastlere uğramıyoruz.

Birlik değiliz. Dağınık şekil de hareket ediyoruz, eğitim düzeyimiz düşük,  sayımız az. medya da bizi temsil edecek kabiliyette  ekran yüzlerimiz yok.  Haber oluyoruz fakat magazinsel ve alaycı bir sekilde  insanların karşısına çıkartılıyoruz.  Dalga geçiyorlar.

Öyle bir düzen kurulmuş ki, beyinler öyle bir yıkanmış ki insanların doğruları kavramalarını istiyorsunuz ama bunu kabul etmiyorlar ve etmeyecekler.  Neden mi? Çünkü onlar devletlerin okullarında okudular. Öğretmenleri yüksek okul mezunları, müdürler, bakan’lar ve devlet başkanları saygın kişiler. Teorilerin sahipleri akademik ünvanlı kişiler. Profesör yada doçent etiketleri onların söylediklerini tastik ediyor. Onlar yalancı olamazlar.

Peki düz dünyacılar kimler. İlk okul ve lise mezunu kişiler çoğunlukta. Beyinleri yalanlar la tam doldurulmamış olduklarından gerçekleri kolaylıkla kavrıyorlar. Yüksek okul mezunu olanlar ise çok az bir kısmı biraz düşündüklerin de gerçeklere ulaşıyorlar. Sayıları az. Devlette makam ve yaşamların da akademik ünvan’a sahip olanlar da ise durum vahim. Yalanlara inanmışlar ve sonuna kadar giderek doçent ve profesörlük etiketleriyle bürünleşmişler. Bir taraf ta onlar. Şeytan bilim’inin  zirvesine yolculuk yapmışlar ve toplumca saygın kişilikler diğer taraf ta biz. Dernek kurmuşuz ve başımız da evlilik programların da boy gösteren bir arkadaşımız var. Yanlış anlaşılmasın kimseyi aşağlamıyorum. Hatta gerçeğe ulaşmış olduklarından dolayı bu tür arkadaşlarımızı tebrik ediyorum. İçimiz de bulunduğumuz durum’un genel analizi malesef bu şekilde.

İşimiz zor.  Organize olmamız gerekiyor. Kendimizi geliştirmemiz ve akademik ünvanlara sahip olmak için çabalamamız gerekiyor. Görüntülü medya’da. Sosyal paylaşım sitelerin de  bilgili, ikna edici ve ahlak lı bir kişiliğe sahip olmamız  fikirlerimizin kabul ettirebilmemiz açısından çok önemli.

Gerçekleri haykırmaya devam edin.  Bizler hakikate ulaşmış kişileriz. Gerçek tek’dir.  Yalanlar ise çok. Hakikatin yanın da olduğunuz için kazanan her daim biziz.

Kalın sağlıcakla…

YORUMLAR

Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu yukarıdaki form aracılığıyla siz yapabilirsiniz.