Site Rengi

DOLAR 7,9701
EURO 9,4633
ALTIN 486,949
BIST 1190,63
Adana Adıyaman Afyon Ağrı Aksaray Amasya Ankara Antalya Ardahan Artvin Aydın Balıkesir Bartın Batman Bayburt Bilecik Bingöl Bitlis Bolu Burdur Bursa Çanakkale Çankırı Çorum Denizli Diyarbakır Düzce Edirne Elazığ Erzincan Erzurum Eskişehir Gaziantep Giresun Gümüşhane Hakkari Hatay Iğdır Isparta İstanbul İzmir K.Maraş Karabük Karaman Kars Kastamonu Kayseri Kırıkkale Kırklareli Kırşehir Kilis Kocaeli Konya Kütahya Malatya Manisa Mardin Mersin Muğla Muş Nevşehir Niğde Ordu Osmaniye Rize Sakarya Samsun Siirt Sinop Sivas Şanlıurfa Şırnak Tekirdağ Tokat Trabzon Tunceli Uşak Van Yalova Yozgat Zonguldak
İstanbul 22°C
Sisli

Newton ve Einstein’in Sahte Bilimleri

Newton ve Einstein’in Sahte Bilimleri
09.01.2020
163
A+
A-

Ne Newton’un “Kütle çekim” formülünde, ne de günümüzde onun yerini alan Einstein’in “Alan Denklemleri”nde kuvvetin kaynağı yoktur, sadece matematiksel olarak denklemler kuvvet birimini verecek şekilde ayarlanmıştır. Günümüz fizikçileri de hem Newton’un, hem de Einstein’in kuvvetin orijini hakkında bir şey söylemediklerini belirtirler.

Newton hayatta iken bugün bildiğimiz F=G.Mm/r² formülündeki “G”yi hiç kullanmamış, “Evrensel Çekim Sabiti G” olarak ifade edilen bu sabit Newton’un ölümünden 71 yıl sonra denklemde yer verilmiştir. Newton’un ölümünden 71 yıl sonra “G” yi ölçen isim olarak Henry Cavendish ismi belirtilir. Newton “G” yi hesaplamalarında hiç kullanmadığı için bunun yerine “bir kuvvete bağıl başka bir kuvvet hesaplamıştır” şeklinde ifade edilir.

Hiçbirimizin okul hayatında bu durum belirtilmemiş, ancak belki merak edip denk gelenler de üzerinde fazla durmadan okuyup geçmiş olabilir. Oysa, bugün hâlâ okullarda “Newtwon’un Kütle çekim yasası” olarak okutulan bu denklemde “G” yi Newton bulmuş olarak algılayan çocukların doğru bilgilendirildiğini söyleyemeyiz. Newton’un denkleminin bugün son halinde “G”nin varlığı ile F kuvvetinin birimi “Newton” olarak çıkıyor, yani denklemde kütle skaler olduğu için kuvvetin kaynağı olamayacağından, kuvvetin sebebi “G” kaynaklı görünüyor matematiksel olarak. Zaten bu yüzden Newton hayatta iken kullanmadığı “G” yerine “bir kuvvete bağıl başka bir kuvvet” deme ihtiyacı duyması bu yüzden. O halde bunca yıl neden öğrencilere “Kütle çekimi” denerek sanki kütlenin söz konusu çekimde kuvvetin kaynağı olduğu yanılgısı yaşatıldı ?

Bugün zaten modern bilimde “aslında kütle çekimi yok” denilmeye başlandı. Bunun yerine ise Einstein’in “Alan Denklemleri”ndeki eşitliğin yeni ve asıl açıklama olduğu, yani kütlenin uzay-zamanı bükmesinden kaynaklı eğriliğin bu duruma sebep olduğu söylenmeye başlandı. Oysa Einstein’in “Alan Denklemleri” için de söylenen yine kuvvetin değil, kuvvetin rolünün uzay-zaman eğriliğine verildiği şeklinde açıklanır. Matematiksel denklemlerle eşitlikler elde etmek yanlış teorileri doğruymuş gibi belli bir süre algılamamıza neden olabiliyor ama bugün modern bilim kuvvetin kaynağını açıklama konusunda kriz içinde olduğunu, “kütle çekimi ile kuantum dünyası”nı birleştirmekte zorluk çektiğini sık sık ifade ediyor. “Sicim teorisi” gibi veya benzer çıkışlar sanki ortada sorun yok, her şey doğal seyrinde havası veriyor. Oysa Michio Kaku’nun dediği gibi “10E120” mertebesinde hata barındıran teoriler insanların fark etmesini bekleyen kağıttan kaplan gibi çöküşlerini bekliyor. Eğer Einstein’in teorileri küre modeli savunmak için hayati önemde olmasa idi bu yanlış teorileri ayakta tutmak için bu kadar çaba harcamak zorunda kalmazlar, buna niyetlenmezlerdi çünkü; Einstein’in 1916’da Almanca ve 1920’de İngilizce olarak basılan kitabı Relativity’de “Bu durumla barışık olmak zordu” diyor. Barışık olamadıkları durumu ise yine kendisi bir önceki cümlede “Dünya’nın hareketinin hiçbir deneyle gösterilememesi” şeklinde belirtiyor.

Bu yazımızı Düz Dünya Bilim ve Teknik Facebook sayfasından alıntıladık. Bu sayfayı ve diğer düz dünya sayfa ve gruplarını takip edilmesini ve destek verilmesini sizlerden rica ediyoruz.

YORUMLAR

Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu yukarıdaki form aracılığıyla siz yapabilirsiniz.