Site Rengi

DOLAR 7,9834
EURO 9,4466
ALTIN 486,998
BIST 1190,63
Adana Adıyaman Afyon Ağrı Aksaray Amasya Ankara Antalya Ardahan Artvin Aydın Balıkesir Bartın Batman Bayburt Bilecik Bingöl Bitlis Bolu Burdur Bursa Çanakkale Çankırı Çorum Denizli Diyarbakır Düzce Edirne Elazığ Erzincan Erzurum Eskişehir Gaziantep Giresun Gümüşhane Hakkari Hatay Iğdır Isparta İstanbul İzmir K.Maraş Karabük Karaman Kars Kastamonu Kayseri Kırıkkale Kırklareli Kırşehir Kilis Kocaeli Konya Kütahya Malatya Manisa Mardin Mersin Muğla Muş Nevşehir Niğde Ordu Osmaniye Rize Sakarya Samsun Siirt Sinop Sivas Şanlıurfa Şırnak Tekirdağ Tokat Trabzon Tunceli Uşak Van Yalova Yozgat Zonguldak
İstanbul 21°C
Sisli

Salvator Mundi Tablosundaki Gizem

Salvator Mundi Tablosundaki Gizem
08.01.2020
99
A+
A-

Küre günümüzde olduğu kadar geçmişte de gündemdey di. Bu küre de bir iş var. Buyrun habere…

Tarihin en ünlü sanatçılarından bir tanesi olan Leonardo da Vinci’nin eserlerinden Salvator Mundi’deki kürenin gizemi çözüldü. Kaliforniya Üniversitesi’nden araştırmacılar, resmin sanal bir versiyonunu yaparak kürenin gizemini çözmeyi başardı.

Leonardo da Vinci’nin 2017 yılında 450 milyon dolara satılan Salvator Mundi adlı tablosunda, tabloya bakan neredeyse herkesin dikkatini çeken cam bir küre vardır. Cenneti temsil eden bu kürenin, normal şartlar altında dışbükey bir mercek gibi davranması, Hz. İsa’nın üstündeki elbiseyi büyütmesi ve ters göstermesi gerekiyor ancak Hz. İsa’nın elbisesinde sadece çok ufak bir bozulma gözüküyor.
İşin daha ilginç olan tarafı ise Leonardo da Vinci’nin camın, ışıkta kırılma yaratacağını biliyor olması. Ünlü ressamın not defterleri, ışın farklı nesnelerden yansıması ve kırılmaya uğraması üzerine birçok tasvirle dolu. Dolayısıyla tüm bunlar, kafalardaki soru işaretlerini daha da artırıyor.

Gizemi çözmeyi başaranlar, Kaliforniya Üniversitesi’nden Marco Liang ve çalışma arkadaşları oldu. Ekip, bilgisayar grafik yazılımı kullanarak sahneyi üç boyutlu bir şekilde yeniden canlandırdı ve ışığın nasıl kırılacağı üzerine çalıştı. Araştırmacılar, kendi çıkardıkları görüntüyü orijinali ile kıyasladı ve kürenin katı olmadığı sonucuna vardı.

Resimdeki küre; 6,8 santimetre çapında, 1,3 milimetre kalındığındaki içi boş bir küreydi. Ekip, bu sonuca varabilmek için tersine görüntü alma tekniğini kullandı. Bu teknik, ışık akışının fiziğini simüle ederek daha gerçekçi görüntülerin ortaya çıkmasını sağlıyor. Teknik, sahnenin 3 boyutlu yeniden sunumunun oluşturulmasıyla başladı. Daha sonra Liang ve ekibi, resmin sanal bir versiyonunu oluşturdu. Ekip, el ile kıyaslandığında kürenin çapının 6,8 cm, vücuda olan uzaklığının ise 25 cm olabileceğini tahmin etti. Ayrıca küreyi tutan elin geometrisini yeniden düzenlediler.
Resimdeki gölgeler üzerinde de çalışan ekip, nesnenin yukarıdan direkt olarak gelen güçlü bir ışık kaynağıyla aydınlandığı sonucuna vardı. Aynı zamanda resimdeki bakış noktasının, kişiden 90 cm uzaklıkta olduğu sonucuna varıldı. Liang, sanal sahnenin hazır olmasıyla birlikte kürenin katı olup olmadığını, katı ve içi boş kürelerle kıyaslayarak ortaya çıkardıklarını söyledi.

Çalışmanın sonuçları, çok ilginç bir olayın daha kapılarını araladı. Ekip, orijinal resmi sadece içi boş bir küreyle yeniden oluşturabilmişti. Dahası içi boş küre, arka planı özel bir şekilde bozuyordu. Örneğin kürenin tam ortasından geçen ışık bozulmuyordu. Tam tersi şekilde kürenin merkezinden geçmeyen ışıklar ise ucunda bozukluk oluşacak şekilde biçimsizleşiyordu.
Leonardo da Vinci’nin resminde Hz. İsa’nın üstündeki kıyafet katlanıyor, böylece kürenin arkasından geçen beş çizgi ortaya çıkıyor ancak çizgilerden dört tanesi, kürenin merkezinde birleşen yelpaze benzeri bir düzene sahip. Sonuç olarak ne yeniden oluşturulan resimde ne de orijinalinde süreksizlik yok.
Beşinci kıvrım, bu düzeni takip etmiyor ve yeniden oluşturulan resim açık bir süreksizlik gösteriyor. Sanatçı da kıvrımın küreye girdiği kısmı bulanıklaştırmış. Yani da Vinci, içi boş kürenin arkasından geçen ışıkları bozduğunun bilincindeydi. Tabii bu kürenin içinin boş olduğunu söyleyen ilk kişi Liang ve ekibi değildi. Leonardo da Vinci’nin biyografisini yazan Walter Isaacson da benzer bir çıkarım da bulunmuştu ancak Liang ve ekibi resmin, fiziksel olarak gerçekçi olduğunu gösteren ilk kişiler oldu.

YORUMLAR

Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu yukarıdaki form aracılığıyla siz yapabilirsiniz.